28 Ağustos 2011 Pazar

Cumhuriyet Gazetesi

Uzun zamandır Cumhuriyet gazetesi okumuyordum. Nedeni aslında bir çok şeydi. Adam akıllı gazete almıyordum, alırsam da genelde Radikal oluyordu tercihim. Ama Radikal'e soğudum şu aralar. Yüzeysel köşe yazılarından ibaret gelmeye başladı, haber servisi hala çok sağlam ona bir lafım yok. İnternette yine ilk okuduğum gazetedir Radikal.
Bu sabah kahvaltımdan sonra, pazar kahvesinin yanına Cumhuriyet almış babam. Son zamanlarda hangi gazetenin bulmacası çoksa onu tercih eden babamın bu yaptığına şaşırdım esasında. Her neyse, açtım gazeteyi okumaya başladım. 2. sayfadaki kadına şiddetle ilgili haber gözüme ilişti, doyurucu bir haberdi, bilgilendirici. Hemen yan sayfada bayramın ilk kaza haberini gördüm. Boy boy fotoğraflar ve acının pazarlandığı haberlere benzemeyen 3.sayfa haberi gördüm iki tane. Ne mide bulandırıcı, ne de üstünkörü. Olması gerektiği gibi, basının haber verici misyonunu hakkıyla yerine getirerek ...
Sonraki sayfada Ali Sirmen'in çok hoş bir yazısı vardı. Sokak müzisyenleri ve seslerini artık duy-a-mayışımızla ilgili hoş bir yazı.
Böyle böyle geçen sayfalar. bilgilendirici haberler, güzel röportajlar, sergi haberleri...
Reklam görmekten insanı yormayan, eski Cumhuriyet gibi kazıklaşmış ideolojik fikirlerle insana sıkıntı bastırmayan başarılı ve okunası bir gazete var ortada.
Cumhuriyet gazetesinin Türk medyası içerisindeki duruşunun farkındayım. Ama ben her hangi bir şey üzerinden insanları sınıflandırmaktan hoşlanmadığım için sadece bir gazete olarak görüyorum Cumhuriyet'i. Şöyle de bir durum var;bir basın organı, içerisinde barındırdığı gazeteciler dolayısıyla taraf olmak durumundadır. Tarafsız habercilik diye bir şey çoğu zaman lafta kalır. Haberi tarafsız verebilsen bile, yorum kısmı(ki belki de en önemli kısım) taraflık halini içermek durumundadır. Biliyorum ki bir çok insan da kendi görüşlerine ve değerlerine yakın gazeteler okumaktan hoşlanıyor. Ama ben mümkün olduğunca farklı gazeteleri okuyup, mümkünse aynı haberi farklı yerlerde okumaya çalışıp ona göre görmeye çalışırım gerçekleri. Ama koyu, bağnaz, akılsızca yapılan haberlere, suçlamalara, ahkam kesmelere insanın bir yerden sonra sabrı kalmıyor. Bu da ayrı bir sorunsal. Ama ben bu ülkede her fikrin layıkıyle savunuculuğunu yapan bir kaçar tane de olsa iyi gazeteci olduğuna inanıyorum. Tek sorun şu; iyiyle kötü yanyana içiçe, insan bazen seçemiyor...

İyi pazarlar
Şehir insanı aydın duygu Şirinevlerden bildirdi. Her şeye rağmen birazdan cam silecek gibi görünüyor. Gazeteyle cam çok güzel siliniyor bu arada.


6 yorum:

Pinky Freud dedi ki...

Farklı gazeteler farklı yorumlar okumaya çalışıyorum demişsin ya cumhuriyetin yanında zaman falan mı okuyorsun :D

duyguözbağcı dedi ki...

gerçekten okuduğum oluyor biliyo musun?
zaten binamıza bedava zaman gazetesi geliyor beş tane falan.:d

ama taraf'ı okumak ilginç oluyor. yeni şafak sağlam bir sabır istiyor falan. böyle böyle şeyler.

Pinky Freud dedi ki...

Ben de okumaya çalıştım köşe yazarlarıyla kavga ederken buldum kendimi. Nasıl böyle düşünebilirsin? dedim bir de sık sık

duyguözbağcı dedi ki...

bazen de olmuyo öyle saygı falan, küfrü basıyorum yani. bir yere kadar tahammül yani. bız de insanız.

Adsız dedi ki...

Gazeteleri okumalıyız. Çok önemli bişiidir gazete okumak. İçinde resimler de vardır, haliyle kolayca okunur. Birçok yerde bulunabilir. ama en çok da gazete bayilerinde bulunur.

duyguözbağcı dedi ki...

kralsın adsız