Geçmişe dönüp, yaşayacak anılar arıyorum şu an...bulamıyorum
Biliyorum çok nankörüm. ama uzaklara dalıp düşleyecek hayallerim de yok
dört başı mahmur...
Hayal bile denemez dilediklerime..Gerçeğe benziyorlar.
Hayallerimden çok korkularım var...
Umudumu yitirmek mesela, her an kapılabileceğim bir dalga
Kıyısında geziyorum bıkkınlığın
Az kaldı bıkmama..
Hayata, insanlara, dünyaya dair şeyler bunlar.
Gözüme batmaya, rahatsız etmeye başladılar beni.
Bazen ölü biri geliyor gözümün önüne, diyorum ki özlemişim..
Ama yaşayanlardan da öyle çok özlediğim var ki..
Yanımdakilerden de öyle çok özlediğim var ki...
Gözlerim görmeseydi diyorum bazen, algılarım tutukluk yapsaydı..
Bende her şeye inat körükörüne bağlansaydım insanlara.
Bir hatalarıyla silip, bir doğrularıyla yaşatmasaydım onları...
Keşke beynim yerine sadece duygularımı dinleseydim...Daha kolay yaşardım eminim.
Bir de keşke değişmeseydim
Kendime olan saygımı yitirmeseydim
Bırakmasaydım bazı şeyleri geçmişte
ve keşke yapmasaydım bazılarını
Farkettim de eskiden "keşke" demezdim... Keşke hala demeseydim...
14 Aralık 2009 Pazartesi
6 Aralık 2009 Pazar
second secretary. ;)

nereye gitsem, sağa dönsem sola dönsem
bi klişe muhabbeti, yok klişe espriler, klişe tepkiler, klişe yemek mönüleri, klişe sevgililer günü, klişe anne-oğul diyalogları...
bu ne ya.Bende bunlara bir yenisini ekliyerek sizleri klişeciler kervanına katıyorum...
klişe muhabbeti yapmak da artık bir KLİŞE...
bu da BİR yerde klişe muhabbeti oldu.
Yoksa bu bir paradoks mu?
O zaman ben gidiyim...
23 Kasım 2009 Pazartesi
sanRı
insanların birbirlerini sevmemesine etken nedir?
yada zamanında değerini anlayamamış olmasına
yada ne bileyim cevap ver neden anlamaz bi insan bi insanı
46 kromozom ,2 kol ,2 bacak,birer cinsel uzuv, gövde, kalp, 2göz, vsaire, vesaire
ama bi o kadar farklıyız ki
Hatta çinliler bile farklı birbirinden
artık Saat satan zenciyle, morgan freeman ı da ayırt edebiliyorum.
Ben anlamam, farklıyız arkadaş.
Kimse kimsenin ne dediğini anlamıyor, acaba ne cevap versem diye düşünüyo çünkü
Benim türkçem farklı türkçe senin ki farklı...
Ural altay. Altay kolu
Bu kadar basit değil işte hayat.
Benim lehçem farklı lehçe, seninki farklı
Anlayamazsın işte, okusan da anlayamazsın...
En önemli benim bu dünyada işte, en üstün benim
Boşa cevap da verme, s.klemiyorum seni...
yada zamanında değerini anlayamamış olmasına
yada ne bileyim cevap ver neden anlamaz bi insan bi insanı
46 kromozom ,2 kol ,2 bacak,birer cinsel uzuv, gövde, kalp, 2göz, vsaire, vesaire
ama bi o kadar farklıyız ki
Hatta çinliler bile farklı birbirinden
artık Saat satan zenciyle, morgan freeman ı da ayırt edebiliyorum.
Ben anlamam, farklıyız arkadaş.
Kimse kimsenin ne dediğini anlamıyor, acaba ne cevap versem diye düşünüyo çünkü
Benim türkçem farklı türkçe senin ki farklı...
Ural altay. Altay kolu
Bu kadar basit değil işte hayat.
Benim lehçem farklı lehçe, seninki farklı
Anlayamazsın işte, okusan da anlayamazsın...
En önemli benim bu dünyada işte, en üstün benim
Boşa cevap da verme, s.klemiyorum seni...
18 Kasım 2009 Çarşamba
13 Kasım 2009 Cuma
Time the beginning// Megadeth
Bir şarkı bu kadar mı güzel olur...
Time taking time, it's taken mine
Scenes of my life seem so unkind
Time chasing time creeps up behind
I can't run forever, and time waits for no one
Şarkının tamamında sözler ve müzik öyle bütünleşmiş ki... dinlemeye kıyamıyorum resmen. Bıkar mıyım diye korkuyorum...
I CAN'T GET ANY YOUNGER, TIME HAS BRUTAL HUNGER!!!!!
Time taking time, it's taken mine
Scenes of my life seem so unkind
Time chasing time creeps up behind
I can't run forever, and time waits for no one
Şarkının tamamında sözler ve müzik öyle bütünleşmiş ki... dinlemeye kıyamıyorum resmen. Bıkar mıyım diye korkuyorum...
I CAN'T GET ANY YOUNGER, TIME HAS BRUTAL HUNGER!!!!!
5 Kasım 2009 Perşembe
Remember,remember The Fifth Of November!
Adrionos, yaşadığı şehire huzurun gelmesi için, suçlunun suçsuzun belli olması için çözüm yolları düşünüyordu. En sonunda şu fikri uygulamaya koymaya karar verdi: Toplumca güvenilen bir kişinin/kişilerin başlığında toplumdaki karışıklıklara, kavgalara yani kısacası davalara bir çözüm yolu aranması.Böylece Suçlulara ceza verilecek, böylece toplumsal düzen sağlanacaktı...
Bu fikrini Kral'la paylaştı. Kral'da bu fikri destekledi. Ama istediği tek bir şart vardı, kurulacak mahkemeye Kral'ın onay verdiği kişiler atanacaktı. Bir kaç hafta geçmeden mahkeme kuruldu ve sistem düzenli bir şekilde ilerlemeye başladı. Halk ve yönetici kesim kısacası herkes durumdan memnundu.
Bir gün Kral'ın ölmesiyle yerine geçen yeni Kral Kanavel, mahkemelerdeki hakimleri değiştirmeye karar verdi. Adrionos, Kanavel ile konuşup fikrini değiştirmeye çalıştı ama başaramadı. Bir kaç gün içinde kendi onayını alan hakimleri atadı.
O günden sonra Kral'a en ufak söz söyleyen kendini zindanda, çıkarları Kral'la kesişen herkes de kendini idam sehpasında buldu. İnsanlar bu ortam içinde ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Ayaklanmak isteyenler de elleri boş dönüyor. Dönebiliyorsa yine iyi canından oluyordu...
Kısacası mahkemeler şehre önce demokrasiyi sonra ise tiranlığı getirmişti...
Kısacası Adrionos şehre önce demokrasiyi sağlamış sonrada istemeden tiranlığa sebep olmuştu... Bu Adrionos'un kötülüğünün sonucu değildi... Yaşayan,yaşamış ve yaşayacak olan tüm insanlar; yani "insanlık" kötü yüzünü göstermişti.
İşte o günden beri tüm zorba kavram ve olaylar, Adrionos'un iyi niyetle yaptığı bu eylem gibi ,tüm insanlığın kirli yüzünün yansıdığı bir perdeydi...
Bu fikrini Kral'la paylaştı. Kral'da bu fikri destekledi. Ama istediği tek bir şart vardı, kurulacak mahkemeye Kral'ın onay verdiği kişiler atanacaktı. Bir kaç hafta geçmeden mahkeme kuruldu ve sistem düzenli bir şekilde ilerlemeye başladı. Halk ve yönetici kesim kısacası herkes durumdan memnundu.
Bir gün Kral'ın ölmesiyle yerine geçen yeni Kral Kanavel, mahkemelerdeki hakimleri değiştirmeye karar verdi. Adrionos, Kanavel ile konuşup fikrini değiştirmeye çalıştı ama başaramadı. Bir kaç gün içinde kendi onayını alan hakimleri atadı.
O günden sonra Kral'a en ufak söz söyleyen kendini zindanda, çıkarları Kral'la kesişen herkes de kendini idam sehpasında buldu. İnsanlar bu ortam içinde ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Ayaklanmak isteyenler de elleri boş dönüyor. Dönebiliyorsa yine iyi canından oluyordu...
Kısacası mahkemeler şehre önce demokrasiyi sonra ise tiranlığı getirmişti...
Kısacası Adrionos şehre önce demokrasiyi sağlamış sonrada istemeden tiranlığa sebep olmuştu... Bu Adrionos'un kötülüğünün sonucu değildi... Yaşayan,yaşamış ve yaşayacak olan tüm insanlar; yani "insanlık" kötü yüzünü göstermişti.
İşte o günden beri tüm zorba kavram ve olaylar, Adrionos'un iyi niyetle yaptığı bu eylem gibi ,tüm insanlığın kirli yüzünün yansıdığı bir perdeydi...
1 Kasım 2009 Pazar
Su katılmamış
Hepimiz |Z|<4 karmaşık sayılarının
düzlemdeki görüntüsü gibi
yani o çember gibi, kendimiz merkezinde olmak üzere bir çembere sahibiz.
Şimdi çember member dedim diye cıvımayın hemen...
İşte kendi sınırlarımız var,
ve bu sınırlarımızın uyuşmadığı olayları ve insanları tanımlamakta öylesine zorlanıyoruz ki
Hatta hiç kasmıyoruz, yaftalıyoruz ışık hızında...
Ve bende sizleri yaftalıyorum hiç düşünmeden...
Yaftacı..
Hepiniz kategorize etme meraklısı, bendenfarklıtükaka cı, yaftacılarsınız...
Bende sizin önde gideniniz, bayrak sallayanınızım...
Bu da böyle biline...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)